Mevsim gereği kar yağışları devam ediyor. İstanbul yakın zamanlarda olmadığı kadar yağış aldı, İstanbul adeta mahsur kaldı, giriş çıkışlar yasaklandı. Hava meydanları da uçuşa kapatıldı.

Kış olabildiğince hayatı zorlaştırıyor. Doğalgaz, elektrikteki zam üstüne zamlar da sıkıntının tuzu biberi gibi. Sağlıkta bu nedenle sıkıntılar çekiliyor.

Organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere; doğalgaz kısıntıları başladı.

Elektrikte de kısıntılara geçildi. Sanayiciler sıkıntıya düştü, Fabrikaların çoğu üretime son verdi.

Kış güzel, kar ve yağmur yaşam için hayati önem taşıyor. Bereket getiriyor tabiatın yeşilliğine, su kaynaklarının zenginleşmesine en büyük etken.

Kuraklık baş gösterdiğinde içme sularımızın seviyelerinin korkutucu şekilde düştüğü zamanlarımız oluyor.

Su hayattır su berekettir. Su yaşamın kendisidir. Kar da yağmalı, yağmur da bereketini topraklarımızla kavuşturmalı. Cenab-ı Allah bereketini eksik etmez inşallah.

İnsanlara düşen gereken tedbirleri zamanında almalarıdır. Bu ülkede elektrik enerjisi elde edilmek üzere on binlerce HES projelerine imkan sağlandı. Nehirlerimiz, yamaçlarımız adeta hançerlendi. Nehirlerimizin yatakları kurutuldu. Elektrik sıkıntılarına çare olmadı. Bunca masraf ve tabiata kötülük de ortada kaldı. Rüzgar enerjisinden gereken imkanlar sağlanmadı. Barajlar yapılmadı.

HES'lerden para kazanan yakınlar oldu. Dışarıya bağımlı olduğumuz doğalgazın yarıdan fazlasının enerji üretimi için tahsis edildiği de gerçek. İran’ın, Rusya’nın insafına kalmışız. Doğalgaz sıkıntısına gelince; İran ve Rusya’dan ithal ediliyor. Ülkenin bazı bölgelerinde doğalgaz depolama tesisleri yapılmıştır. Yapılan yeni kısıtlamalarda görüldü ki, depolama sahalarındaki doğalgaz, yaz mevsiminde tüketilmiş, depolar bomboş bırakılmış. Kışın ortasında kısıtlamalar sanayicilerimizi, istihdamı, üretimi olumsuz şekilde etkilemiştir.

Yetkililer TV ekranlarında gerçekleri milletle paylaşmak, hatalardan dolayı özür dilemek yerine yine milleti yanıltmayı tercih etmekteler. Lale devri yaşayanlar gerçekleri görmek de istemezler. Geldiğimiz noktada elektrikte başarısız, doğalgazda gereken önlemleri almayanların, hayal aleminde oldukları da üzüntüyle izleniyor.

Milletinin sıkıntılarının, geçim darlığının piyasadaki anormal pahalığının önüne geçilmek, bayat ekmeğin tercih edilmesinin, Halk ekmek kuyruklarının her geçen gün uzaması, Pazar yerlerinde, marketlerde tezgah altına konulan bayatlamış ürünlere yönelmesini düşünmek yönetenlerin aklına gelmez mi acaba? Gelir de onların çok daha önemli işleri var, muhalefeti, susturmak, medyaya baskı kurmak var. İsrail’le anlaşma var. Sanki İsrail Filistin’e bir hak tanımış sanki Ermenistan’la ilişkiler çok önemli. “Ermeni Soykırımı” iddialarından vazgeçmişler gibi. Hiçbir neden yokken, ABD'ye şirin görünmek, tek hedef tek amaçtır, ülkemize hiçbir yararı olmayacaktır. Ülke ekonomisini yıllardır felç eden Suriye ile anlaşmak problemleri gidermek varken, İsrail ve Ermenistan’a yeşil ışık. NEDEN?

SEVGİ VE SAYGILARIM İLE..