E. Tarım İl Müdürü Yaşar Kavak yazdı: “2026 yılı ilk tahminleri, Türkiye’nin doğru destekleme politikaları, etkin su yönetimi ve üreticinin emeğiyle birlikte tarımsal üretimde yeniden güçlü bir ivme yakalayabileceğini göstermektedir.”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan 2026 yılı ilk bitkisel üretim tahminlerine göre, Türkiye'de tarımsal üretimde önemli artışlar beklenmektedir. Bitkisel üretim tahminleri, Türk tarımının yeniden güç kazandığını ve üretim potansiyelinin yükselişe geçtiğini göstermektedir.

Türkiye’nin bereketli toprakları, bu yıl yağışların olumlu etkisiyle adeta yeniden nefes almıştır. Tahıllardan meyve üretimine kadar birçok alanda beklenen artışlar, yalnızca rakamsal bir büyüme değil; aynı zamanda üreticinin emeğinin karşılık bulduğu, tarımsal moralin yükseldiği bir dönemin habercisidir.

Özellikle tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde üretimin yaklaşık %12,6 artışla 75,4 milyon tona ulaşacak olması son derece dikkat çekicidir. Bu artış, Türkiye’nin gıda arz güvenliği açısından güçlü bir konumunu koruduğunu göstermektedir. Tahıl grubunda beklenen gelişmeler ise ayrıca umut vericidir. Buğday üretiminin %26,7 artarak 22,8 milyon tona, arpa üretiminin ise %50 gibi çok yüksek bir oranla 9 milyon tona çıkacağının tahmin edilmesi, hem üretim kapasitesindeki toparlanmayı hem de iklim şartlarının bu yıl tarım lehine işlediğini ortaya koymaktadır.

Sebze üretiminin 33,3 milyon ton seviyesinde istikrarlı şekilde devam edecek olması da iç piyasa dengesi açısından önemli bir göstergedir. Tarımda her zaman sadece yüksek artışlar değil, sürdürülebilir üretim istikrarı da büyük önem taşımaktadır.

Meyve, içecek ve baharat bitkilerinde beklenen %57,8’lik artış ise 2026 yılının en dikkat çekici gelişmelerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Özellikle kiraz, elma, şeftali, nektarin, üzüm, fındık, ceviz ve Antep fıstığında beklenen yüksek üretim artışları; hem ihracat açısından hem de üretici gelirleri bakımından önemli fırsatlar sunacaktır.

Zeytin üretimindeki güçlü artış beklentisi de Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinde yeniden yükselişe geçtiğini göstermektedir.

Zeytin ve zeytinyağı yalnızca ekonomik bir ürün değil; aynı zamanda Anadolu’nun kültürel ve tarımsal mirasının da önemli bir parçasıdır.

Elbette bazı ürünlerde sınırlı düşüş beklentileri bulunmaktadır.

Mısır ve patates üretimindeki gerileme ile soya üretimindeki azalma dikkatle takip edilmelidir. Ancak genel tabloya bakıldığında, 2026 yılı için ortaya çıkan veriler Türk tarımında güçlü bir toparlanma sürecine işaret etmektedir. Son yıllarda yaşanan kuraklık, maliyet artışları ve iklim kaynaklı riskler nedeniyle zor bir dönem geçiren üreticiler açısından bu tablo moral vericidir. Yağışların olumlu seyretmesi, su kaynaklarının güçlenmesi ve verim artışları, tarımsal üretimin yeniden yükselişe geçmesini sağlamıştır.

Bugün gelinen noktada görülmektedir ki; tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Tarım; gıda güvenliğinin, milli bağımsızlığın, kırsal kalkınmanın ve toplumsal istikrarın temelidir.

2026 yılı ilk tahminleri, Türkiye’nin doğru destekleme politikaları, etkin su yönetimi ve üreticinin emeğiyle birlikte tarımsal üretimde yeniden güçlü bir ivme yakalayabileceğini göstermektedir.

Bereketli bir sezonun, üreticimize, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.