Merhum Süleyman Demirel, “Meseleleri mesele yapmazsanız mesele kalmaz” demişti. Bu söz siyasetin mizah tarafını yansıtsa da sorumlulukları ve sorunları görmezden gelen idareciler için bir yaşam felsefesidir bu anlayış. Meseleleri öteler suya sabuna karışmazsınız, işleri başkalarına havale ederek sonuçlarıyla yüzleşmezsiniz ve böylelikle sorumluluktan kaçarsınız.
Bugüne kadar da böyle olmadı mı?
Misal Yeşilırmak… Bu yıl taşkınlara neden olacak şekilde yağan yağmurlar şehrin ortasından nazlı bir gelin gibi süzülen Yeşilırmak’ın rehabilitasyonunun ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Öncesinde ırmak yatağını kirleten birikintiler, yabanıl otlar, kurumuş ağaçlar ve çamurlarla kirli bir görüntü sergileyen Yeşilırmak, Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ile birlikte tertemiz bir hale kavuştu.
Yalnız içi temizlenmekle kalmadı, etrafı da işgallerden kurtarıldı. Yeşil alanlarının zapt edildiği Yeşilırmak’ın çevresinde ne kadar işgale neden olan işletme varsa kaldırıldı, nezih bir ortam oluşturuldu. Nehrin temizlenerek akışının düzeltildiği, sineklerden kurtarıldığı ve insanlarımızın hizmetine pırıl pırıl sunulduğu Yeşilırmak, şimdi tüm tehlikelerden uzak haliyle göz kamaştırıyor.
Gazeteci arkadaşım, dostum Musa Özdemir’in de köşesinde yazdığı gibi, “gerçek belediyecilik tam da budur” …
Yani Kemal Bey, “meseleleri mesele yapan” bir adamdır. Belediyeciliği yol, köprü, alt yapı olarak görmekten uzak anlayışıyla masa başında değil, başkanlığını milletin tam ortasında yapan Yazıcıoğlu ve ekibi; tedbirli olmanın, günü kurtarmadan uzak durup geleceğe dönük çalışmanın, tedbirli davranmanın hikayesini yazdı bu şehirde.
Yeşilırmak’a “gözü gibi bakan” bir belediyecilik anlayışı olmasaydı; o rehabilitasyon çalışmaları süreklilik arz ederek planlı bir şekilde yapılmasaydı, bugün (Allah muhafaza) belki de büyük bir taşkın felaketini yaşıyor olacaktık. Ama olmadı çok şükür. Çünkü Tokat, Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun idaresinde günlük politik argümanların tesiriyle değil, anlık duygu değişimleriyle hiç değil; yılları kapsayan bütüncül bir anlayışla geleceğini şekillendiriyor.
Tokat dün, Yeşilırmak akarken sadece bakardı.
Ama bugün Yeşilırmak’ın akarken daha güçlü, temiz, sakin akmasını, şehirde yaşayanların nefes aldıkları ve güvenli bir yer olmasını isteyenlerin sayesinde bakmakla kalmıyor, sahipleniyoruz da.
İşte bugün yaşanan, bu sahiplenmenin tezahürüdür.
Tertemiz bir şehir uğruna, gecesini gündüzüne katanların eseridir Yeşilırmak.
Yukarıya yazdığım ifadeyi bir kez daha tekrarlıyorum: Belediyeciliği yol, köprü, alt yapı olarak görmekten uzak anlayışıyla masa başında değil, başkanlığını milletin tam ortasında yapan Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ve ekibi; tedbirli olmanın, günü kurtarmadan uzak durup geleceğe dönük çalışmanın, tedbirli davranmanın hikayesini yazdı bu şehirde.
Dolayısıyla sevgili Tokat, bu anlatılan senin hikayendir…