Daha önceki köşe yazılarımın birinde yine bahsetmiştim: Dr. Bilal Durmaz’ın mesleki derinliği tartışmasız bir realitedir ve bu birikimden yalnız Tokat’ın değil, Türkiye’nin de istifade etmesi gerekmektedir.
Bundan yaklaşık 6 yıl önce, 11 Haziran 2016 tarihinde Ankara'da toplanan Türk Tabipler Birliği’nin 67.Genel Kurul'unda yaptığı konuşma da bu realitenin tartışmasız somut örneklerinden birisi…
O konuşmasında Dr. Bilal Durmaz Türkiye'de yeni açılan fakülte ve üniversiteleri önemsediğini ifade etmiş, hayatında bir gün bile meslek tecrübesi olmayan bir kişinin bu fakülte ve üniversitelerin kaliteli eğitim vermedikleri noktasında referans olamayacağını söylemişti. Durmaz, "Ben Anadolu'da açılan bütün üniversiteleri son derece sevinçle karşılıyorum, hepsinin de ülkemize faydalı olacağına inanıyorum.” derken, bilimi önceleyen bir anlayışla bütün yurt sathında akademik eğitimin önemini işaret ediyordu.
Radyoloji uzmanı olması sebebiyle bir konuya özellikle vurgu yapan Dr. Bilal Durmaz, o konuda da sağlık sistemine haksızlık edildiğini söylemiş, Emar çekilmesinin ülkemizde çokça istenmesinin "hileli bir iş" olduğuna dair yapılan açıklamalara karşı çıkarak, “2000 yılından önce insanlara Emar çekilmesi için 12 aya 18 aya gün (randevu) veriliyordu. Bugünleri hep beraber yaşadık. Bugünler bir takım işlemler sonucu azaldı. (...) Bugün Anevrizma ameliyatı Tokat'ta iki ayrı hastanede yapılmaktadır. Bu, üniversitelerin Anadolu'ya yayılmasının bir sonucudur. Bunları küçümseyerek; Ankara'dan İstanbul'dan bakıp hafife alarak bir yere varamayız.” ifadelerini kullanmıştı.
Teknolojik aletleri üretim noktasında dışa bağımlı olduğumuza değinen Durmaz, ülkemizin son beş yılda medikal cihazlar için yurtdışına aktardığı kaynağın 5 milyar dolar olduğunun altını çizerek, bunun cari açıktaki payının hepimizin parası olduğunu belirterek yüksek teknolojiye dayalı yerli ürünün yok denecek seviyede olduğunu bildirmişti. Bilal Durmaz ayrıca, sektörün yüzde 85'inin dışa bağımlı olarak çalıştığını sözlerine eklemişti…
“BU SİSTEMİN DEĞİŞMESİ GEREKİR!”
Tıpkı Bülent Ecevit’in “Bu düzen değişmelidir!” çıkışı gibi, Dr. Bilal Durmaz da Türk Tabipler Birliği’nin 67.Genel Kurul'unda “Bu sistemin değişmesi gerekmektedir!” diye sesini yükseltmiş ve şöyle demişti: “Ben yaşamım boyunca bu yabancı firmaların tam bir sömürü sistemiyle hareket ettiklerini gördüm. Önümüzdeki süreçte yerli tıbbi cihaz üretimi konusunda TTB Genel Merkezi'nin bir komisyon oluşturmak suretiyle ilgili birimler nezdinde daha çok çaba göstermesini arzu ediyorum…”
Dr. Bilal Durmaz’ın bu konuşmasının içeriğinin genişletilerek ilgili bakanlıklara verildiğini de unutmamak gerekir. Tokat’ın böylesine değerli bir tıp adamının çok önemli mesajlar içeren bu ve benzeri konuşmalarının bir kitapçıkta toplanması ve başta bakanlığa bağlı hastaneler ve üniversiteler olmak üzere, eğitim-öğretim alanındaki kurumlarda dağıtılması gerekir.
Kaldı ki bu tezimizin ana kaynağı olan Dr. Bilal Durmaz’ın taşıdığı birikime, Türkiye’nin ihtiyacı her zamankinden daha fazladır…