SM Mali Müşavir Serdar Çalışkan yazdı: “Unutmayalım ki her bir genç toplumun geleceğidir ve onların sağlıklı bir şekilde yetişmesi hepimizin sorumluluğundadır.”
Son yıllarda, gençler arasında uyuşturucu kullanımının yaş ortalamasının hızla düştüğünü üzülerek gözlemliyoruz. 13-14 yaşlarındaki çocuklar, bu tehlikeli tuzağa kolayca düşmekte ve bu durum, ailelerin ve toplumun ciddi bir şekilde dikkatini çekmesi gereken bir soruna dönüşüyor.
Okullar ve aileler, gençlerin bu tehlikelerden korunmasında kritik bir rol oynar. Öğretmenler, öğrencilerinin sosyal ve duygusal durumlarını yakından takip ederek, risk altında olanları erken aşamada fark edebilir. Aileler ise ev ortamında çocuklarına destek olarak, onlara güvenli ve destekleyici bir ortam sunmalıdır.
Bununla birlikte, arkadaş çevresinin etkisi de göz ardı edilemez. Gençler, yanlış arkadaş çevreleri nedeniyle de bu tür tehlikelere daha kolay maruz kalabiliyor. Bu yüzden, gençlerin çevresinde kimlerle vakit geçirdiğine dikkat edilmesi, onları olumlu etkilere yönlendirmek açısından kritik önem taşır.
Ayrıca, işsizlik ve toplumsal ilgisizlik de bu sorunun önemli bir parçası. Gençlerin geleceğe dair umutsuzluk hissetmesi onları daha kırılgan hale getiriyor. Bu nedenle, toplum olarak gençlere yönelik istihdam fırsatları yaratmak ve onlara daha fazla olanak sunmak da büyük önem arz ediyor. Cezaevlerindeki gençlerin durumu da dikkate alınmalı. Hapishane şartlarının zorluğu, gençlerin geleceğini olumsuz etkileyebiliyor. Bu yüzden, gençlerin suçtan uzak tutulması ve rehabilitasyon süreçlerine odaklanılması şart. Yazıktır gençler bizim elden kayıp gitmesin. Kötülüğe götüren dost dost değildir.
Bugün, gençlerimizin daha sağlıklı ve güvenli bir geleceğe sahip olabilmesi için toplum olarak alacağımız önlemleri ve atacağımız adımları ele aldım. Unutmayalım ki, her bir genç toplumun geleceğidir ve onların sağlıklı bir şekilde yetişmesi hepimizin sorumluluğundadır.