E. Vergi Dairesi Müdürü Ömer Yılmaz yazdı: “Zeynep Başkanımız başta olmak üzere, inandığı gibi yaşayan tüm kadınlarımızın yanındayız.”
Bir partinin kurucu üyesi, yöresel kıyafet giymeyi tercih eden bir ilçemizin bayan belediye başkanına, “Bu siyasal İslamcı şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek midir yoksa ahırında inek sağmak mıdır? Katır mühürdar oldu! Kargalara kalan belediye kimlere kalmış!” diyerek hakaret etti.
Mihalgazi Belediye Başkanımız Sayın Zeynep Akgün’ü; başörtüsü ve kıyafeti üzerinden aşağılayıcı ve ayrıştırıcı bir üslupla hedef alan köhnemiş ve mazinin karanlık sayfalarına ait bu zihniyeti şiddetle kınıyoruz. Anadolu kadınının vakur duruşunu temsil eden Zeynep Hanım’ın her zaman bu aziz millet yanındadır. Lakin kınamasına kınayalım da bu çirkin saldırı aslında var olan elit bir tabakanın bu aziz millete bakış açısının tezahüründen başka bir şey değildir.
Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanımız Sayın Zeynep Akgün’e yönelik alçakça söylemler elbette ki kabul edilemez. Üç dönem arka arkaya seçilmiş, başarılı hizmetler yapmış ve milletle bütünleşerek hizmet götürmüş, takdir görmüş, seçmenin gönlünde taht kurmuş bir belediye başkanının bu özelliği ve değeri hiçe sayılarak sırf analarımızın, ninelerimizin töre ve dinimizin değerlerini taşıyan kılık kıyafeti nedeniyle hedef gösteren kirli dile; nefretle, hayretle ve şaşkınlıkla ne yazık ki şahit olduk. Bu kendini bilmez, zavallı şahsiyet hakkında mensubu olduğu parti işlem yapsa da iş işten geçti. Yargının ibreti alem için gereğini yapacağına inanıyor ve bekliyoruz. Tepki olarak devletin en üst makamının kabul etmesi yerinde bir karşı davranış olarak yüreklere su serpti.
Zeynep Başkanımız başta olmak üzere, inandığı gibi yaşayan tüm kadınlarımızın yanındayız. Bu bakış açısı bugüne de mahsus olmayıp öteden beri var olan bir düşüncenin bariz dışa vurumudur. Daha yıllar önce kılık kıyafeti nedeniyle Âşık Veysel böyle bir uygulamaya maruz kalmamış mıydı?
Âşık Veysel’in torunu Halil Süzer’in naklettiğine göre dedesinin Atatürk ile görüşmek için 3 ay yol yürüyerek Sivas’tan Ankara’ya gelen Âşık Veysel, görüntüsü ve üstü başı yırtık pırtık olması bahanesiyle Nevzat Tandoğan tarafından şehir merkezine sokulmamıştı. Âşık Veysel’in şahsına hakaret bununla da sınırlı kalmamış, dönemin Ankara Valisi Nevzat Tandoğan tarafından Ulus’a alınmayan Veysel’in sazı da zabıtalar tarafından kırılmıştır.
Daha dün Muğla'nın Menteşe ilçesinde kendini bilmez bir diyetisyen, yapay zekâ ile oluşturduğu, kadın çarşafı giydirilmiş domuz görselini paylaştı ve akabinde tutuklandığı basına yansıdı.
Bu aziz millete reva görülen haksızlık ve zulümlerin haddi hesabı yoktur. Malum elit tabaka, Anadolu'nun cefakâr, çalışkan, gururlu, inançlı insanını hep kendisine denk görmemiştir.
Bu gariban insanlar tarlada, bahçede çiftçi, ırgat; şehirde işçi; kışlada er; cephede en önde savaşan asker olsun. Devlet dairelerinde hademe, levazımda, kantinde sorumlu olsun. Sakın ha öğretmen, doktor, memur, polis, ordu mensubu, savcı, hâkim, kaymakam, vali; üniversitelerde hoca, rektör, dekan vs. olmasın. Kısaca üretsin, çalışsın, vergisini versin, ülkeyi korusun, savaşta şehit olsun. Ağalar, paşalar, elit tabakalar yesin, içsin, gezsin; onları yönetsin.
Ülke savunmasını ve istihbaratını, egemenliğini başka devletlere ihale etsinler. Onların böyle dertleri olmasın. Meyhanelerde rakı içsinler, teşhircilik boyutlarına gelen çıplaklığı çağdaşlık, modernlik saysınlar. Köpeklerinin dışkısını çantalarında taşıyarak çağdaşlıklarını teyit etsinler. Kenar mahallelerdeki aç, sefil çocuklardan tiksinsinler.
Eğer bu düzene aykırılık tespit ederlerse bu defa ikna odaları kursunlar. Başörtüsüne yasak getirerek öğrenim haklarını ellerinden alsınlar. Kışladaki oğlunun yemin törenine, okullarda mezuniyet törenlerine, orduevindeki düğününe başörtülü anne alınmasın; oğlu şehit olduğunda aynı anne baş köşeye geçirilip elini öpmeye sıraya girsinler.
Aman yarabbi, ne yaman çelişki.
Ne yazık ki birkaç yıl geriye gittiğimizde bunları hep beraber yaşadık, şahit olduk ve hafızalarımızda hâlâ canlılığını muhafaza ediyor ve etmeye de devam edecektir. Bunları tekrar yaşatmayacaklarına da kimse garanti veremez zira belediye başkanımıza kusulan kin bunu işaret ediyor.