Ümit Kireçci yazdı: “Bu mali yük başta Tokatspor olmak üzere pek çok kulübü batırmış ve halen de bütçeye girmeyen prim sistemi kulüpleri tehdit etmektedir.”
14 Şubat 2026 Cumartesi günü Tokat / Ordu maçını Üniversite Stadı’nda ve 15 Şubat Pazar günü ise Turhal / Sinop maçlarını takip ettik. Her iki temsilcimiz de maçlarını 4-0 kazandılar. İlimizin 2. Lig temsilcisi Erbaaspor ise kendi evinde Muğla’ya 1-0 kaybetti. Muğlaspor bu maç sonrasında liderliğe yükseldi. Halen ilimizin BAL LİGİ, 3. Lig, 2. Lig’de olmak üzere üst seviyede 3 takımla temsil ediliyor olması önemli bir husustur.
Diğer taraftan Tokat Belediyespor voleybol takımının Çorum’daki elemelerde bir üst tura yükselmesini sevinçle karşılıyoruz. Biz bu yazılarla maçların futbol kritiğini yapmak yerine, olaya daha geniş bir çerçeveden bakarak özelde futbol genelde ise spor yönünden değerlendirmelerde bulunuyoruz.
Bugün bizce önemli bir sorun olan maç başına prim olayını ele almak istiyoruz. Siz yönetim olarak diyelim ki bir futbolcu ile sezonluk 2 milyon TL’ye anlaştınız. Bunun 1 milyon TL’sini peşin verdiniz, geri kalan 1 milyon TL’yi de maç başına böldünüz. Bu anlaşmayı federasyona bildirdiniz. Bu 2 milyon TL Federasyon kayıtlarına girdikten sonra, futbolcu bir şekilde bu parayı yasal olarak alabiliyor. Ancak tüm bunların dışında futbol sisteminde kayıtlara girmeyen, bu maçı alırsanız adam başı 30 bin, deplasmandan puan getirirseniz maç başına 20 bin gibi, mali olarak kulüplerin ekonomik yapısını alt üst eden bir ödüllendirme sistemi, kulüplerin başında adeta bir giyotin gibi sallanıyor. Anlamadığımız husus bir kulübün kendi sahasında yendiği bir maçta, futbolculara ve teknik ekibe neden prim dağıtıldığıdır. Kardeşim o zaman ben sana, yıllık ücreti neden veriyorum? Sistem, futbolcu prim ister üzerine kurulduğundan, aynı sistem genellikle kendi sahanda puan kaybettiğinde tersine işletilmiyor, yani para cezaları genelde uygulanmıyor. Kulüplerin üzerinde büyük bir mali yük getiren bizce patolojik bu durumun Türkiye genelinde tartışılması gerektiğini ifade edelim. Bu mali yük başta Tokatspor olmak üzere pek çok kulübü batırmış ve halen de bütçeye girmeyen prim sistemi kulüpleri tehdit etmektedir.
Göztepespor kulübünün prim olayını bir şekilde çözdüğünü spor basınından okumuştuk. Asgari ücretin net 28 bin lira olduğu bir dönemde, maç başına 30’lu 50’li rakamlarla kulüplerin yaşama imkanı bulunmuyor. Avrupa liglerine baktığımızda futbol kulüplerinin bize göre daha alt seviyede ücret ödediklerini ve futbollarının daha kaliteli olduğunu görüyoruz.
Konuyu spor kamuoyunun gündemine getiriyor ve tartışılması gerektiğini ifade ediyoruz.