E. Tarım İl Müdürü Yaşar Kavak yazdı: “Tarım, doğrudan doğaya bağlı bir üretim alanıdır. Bu nedenle risk ve belirsizlik her zaman işin içindedir.”
Nisan ayının ilk günleriyle birlikte doğa uyanırken üretici için en hassas dönemlerden biri de başlamış oluyor. Yapılan son değerlendirmelere göre, 7–11 Nisan 2026 tarihleri arasında ülkemizin bazı bölgelerinde beklenen olumsuz hava koşulları, özellikle zirai don riski açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu durum tarlada, bahçede büyük emeklerle yetiştirilen ürünlerin bir gecede zarar görmesi anlamına gelebilir.
Tarım, doğrudan doğaya bağlı bir üretim alanıdır. Bu nedenle risk ve belirsizlik her zaman işin içindedir. Ancak tecrübe gösteriyor ki, zamanında alınan tedbirler zararı en aza indirebilir, hatta çoğu zaman tamamen önleyebilir.
Anadolu’da atalarımızın boşuna söylemediği bir söz vardır: “Kork April’in beşinden, öküzü ayırır eşinden.” Yine halk arasında “sayılı soğuklar” olarak bilinen bu dönemler, geçmişten bugüne çiftçinin hafızasında yer etmiş önemli uyarılardır. Aynı şekilde Mayıs ayının ilk haftasına kadar sürebilen bu riskli süreçte, tedbiri elden bırakmamak gerekir.
Peki üretici ne yapmalı?
Öncelikle, hava tahminleri yakından takip edilmelidir. Don riski bulunan gecelerde özellikle meyve bahçelerinde ve sebze alanlarında bazı basit ama etkili yöntemler uygulanabilir. Örneğin;
Sulama (yağmurlama) yöntemi ile bitki yüzeyinde ince bir buz tabakası oluşturarak sıcaklık dengesi sağlanabilir.
Dumanlama (sisleme) ile bahçe içinde ısı kaybı azaltılabilir.
Rüzgâr makineleri veya vantilatörler ile soğuk havanın çökmesi engellenebilir.
Küçük alanlarda örtüleme (naylon, bez vb.) yöntemi ile bitkiler korunabilir.
Bunlar belki maliyetli ya da zahmetli yöntemler gibi görünebilir; ancak bir yıllık emeğin kaybı düşünüldüğünde, alınacak her tedbirin değeri çok daha iyi anlaşılacaktır.
Öte yandan, don olayından etkilenen üreticilerimizin vakit kaybetmeden bağlı bulundukları Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlükleri ile iletişime geçmeleri büyük önem taşımaktadır. Zarar tespit çalışmalarının zamanında yapılması, üreticinin hak kaybı yaşamaması açısından kritik bir adımdır.
Tarım sigortası yaptırmış olan üreticiler ise hasar ihbarlarını geciktirmeden TARSİM kanalları üzerinden gerçekleştirmelidir. Unutulmamalıdır ki sigorta, afet sonrasında üreticinin en büyük güvencesidir.
Sonuç olarak; doğaya karşı koymak mümkün değildir ama ona karşı hazırlıklı olmak mümkündür. Bugün alınacak küçük bir önlem, yarın büyük bir kaybın önüne geçebilir.
Çiftçimizin emeği kutsaldır. O emeği korumanın yolu ise bilgi, tecrübe ve tedbirden geçer. Bu kritik günlerde tüm üreticilerimize dikkatli ve bilinçli hareket etmelerini tavsiye ediyor, bereketli ve afetsiz bir sezon diliyorum.
