Ulvi Gelbal yazdı: "Bu yazımda Tokat’ı ilgilendiren ve alanım olan tarımla ilgili konulara öncelikli olarak değinmeye çalıştım."

Merhaba değerli okurlar,

Bu yazımda Tokat’ı ilgilendiren ve alanım olan tarımla ilgili konulara öncelikli olarak değinmeye çalıştım.

2026’ya girerken Tokat için bir değerlendirme yapsak ve konuşulan konuların özeti ne desek: “Zor bir yıl oldu” cümlesi öne çıkar.

Zordu; çünkü tarımda maliyetler arttı, iklimin sert yüzü daha fazla kendini gösterdi, zirai don ve kuraklık üreticiyi sıkıştırdı. Pazarda fiyat baskısı derinleşti; köyde nüfus azaldı, yaş ortalaması yükseldi, gençler üretimden uzaklaştı. Şehirde geçim sıkıntısı da bu tabloyu tamamladı.

Ama vazgeçmedik. Çünkü Tokat’ın mayasında üretmek var; tutunmak, dayanışmak ve yeniden ayağa kalkmak var. Bu yazıyı bir “hesaplaşma” gibi değil; bir hatırlatma ve yol haritası olarak okumak gerekiyor: 2025’te Tokat için ne yaptık, nerelerde eksik kaldık, kendimiz için ne öğrendik ve 2026’da neyi daha iyi yapabiliriz?

2025’te Tokat adına en kıymetli işlerden biri şuydu: Sorunu doğru tanımlamak ve yüksek sesle söylemek. Çiftçinin donla, kuraklıkla, girdi maliyetleriyle boğuştuğu; hayvancılığın 40–45 baştan 5–6 başa kadar düştüğü; üreticinin emeğinin pazarda karşılığını bulamadığı bir tabloda susmak kolaydı. Susmadık. Tarımın gerçek gündemini görünür kıldık: Desteklerin zamanında ve yeterli olması, sigortanın erişilebilirliği, gençlere özel teşvikler, köyde kadının emeğinin güvence altına alınması… Kooperatifçiliği yalnızca bir tabela değil, bir pazarlık gücü olarak anlattık. Erbaa Katmeri, Erbaa Narince Bağ Yaprağı, Niksar Cevizi, Reşadiye Kırmızı Pezik Turşusu, Tokat Bez Sucuk, Tokat Çöreği, Tokat Ekmeği, Tokat Honçası, Tokat Karayaka Kuzu Eti, Tokat Kebabı, Tokat, Narince Salamura Asma Yaprağı, Tokat Üzüm Tarhanası, Tokat Yağlısı, Turhal Yoğurtmacı, Zile Kömesi ve Zile Pekmezi Bunlar sadece ürün değil; Tokat’ın coğrafi işaretli ürünleri ve bir marka hikâyesi. Ulaşım ve altyapının Tokat’ın kaderini belirlediğini ısrarla hatırlattık: Yol sadece asfalt değil; pazar demek, turizm demek, sağlık ve eğitim erişimi demek.

Bazen “ne yaptık?” sorusunun cevabı bir proje listesi değildir; bazen dili değiştirirsin, gündemi değiştirirsin. 2025’te Tokat için yaptığımız en önemli işlerden biri buydu: gündemi Tokat’ın gerçeğine yaklaştırmak.

Ama dürüstçe konuşmak zorundayız: Sorunu konuşmak kadar, birlikte yapma cesareti göstermek de gerekiyor. Tokat’ta sık gördüğümüz bir hastalık var; parça parça iyilik yapıp büyük resmi kaçırmak… İyi niyet var, emek var; ama aynı hedefe aynı anda yürümek her zaman yok. Bu yüzden 2026’ya girerken eksik kalan başlıklarımızı net biçimde önümüze koymalıyız.

Ürün bazlı, ilçeye göre planlanan güçlü bir “Tokat Tarım Takvimi” hâlâ ortak bir plana dönüşebilmiş değil. Hangi ürün hangi standarda göre üretilecek, hangi lojistikle hangi pazara gidecek; bu sorular ortaklaşmadıkça üretici yalnız kalıyor. Kooperatiflerin ortak satış ve pazarlama masası da hâlâ zayıf. Herkes tek başına uğraşınca fiyat düşüyor, motivasyon azalıyor. Gençlerin köye dönüşü için ise gerçek bir paket kuramadık; sadece teşvik konuşmak yetmiyor, barınma, internet, küçük ölçekli işletme desteği, alım garantisi, mentorluk ve eğitim aynı pakette düşünülmeli. Afet hazırlığı meselesini de çoğu zaman “olunca bakarız” cümlesine bırakıyoruz. Oysa deprem, sel ve don aynı gerçeği söylüyor: hazırlık ertelenemez.

Tokat’ın yıllardır yaşadığı sessiz bir sıkıntı daha var: süreklilik. Bazen her gelen yönetici, her gelen kurum amiri, kendinden önce başlayan işleri devam ettirmekte isteksiz davranabiliyor. Bu durum hem şehrin enerjisini yarım işlere harcatıyor hem de yeni başlayan işin de yarım kalma riskini büyütüyor. Oysa şehir yönetimi “kişisel imza” işi değil; kurumsal hafıza işidir. Tokat’ın ihtiyacı; isimlerden bağımsız, devreden devralan, ölçen, takip eden ve tamamlayan bir yönetim kültürü. Burada yalnız kamu değil; meslek odaları, üretici birlikleri ve sivil toplum da ısrarla takipçi olmalı: “Başladı mı? Takvimi ne? Bütçesi ne? Kim sorumlu? Ne zaman bitecek?”

Tokat için çalışırken kendimiz için ne yaptık sorusunu da atlamayalım. 2025, hepimize şunu öğretti: sürekli koşmak yetmiyor; doğru yöne koşmak gerekiyor. Ben kendi adıma bu yıl daha çok dinlediğimi görüyorum. Şikâyetin altındaki asıl ihtiyacı anlamaya çalıştım. Daha çok not aldım; rakamı, tarihi, talebi, çözüm önerisini… Çünkü söz uçar, kayıt kalır. Daha az anlık tepki, daha çok süreç yönetmeye gayret ettim. Bazı sorunlar tek hamleyle değil; ısrarla takip edilerek çözülüyor.

Şimdi 2026’ya temenniyle değil, net hedeflerle girmek gerekiyor. Tokat için yapılabilecekler aslında zor değil; kararlılık ve birlikte hareket istiyor. Birincisi, Tokat ürünleri için ortak etiket ve ortak pazar anlayışı. Ürünün kalitesi kadar hikâyesi ve standardı da önemli. Kooperatifler ve üreticiler ortak bir marka dili kurmalı, ortak satış masası güçlenmeli. İkincisi, genç çiftçi ve genç girişimci paketi. “Köyde kal” demek yetmez; gelir modeli, eğitim, alım garantisi, teknik destek ve mentorlukla gerçek bir program oluşturulmalı. Üçüncüsü, kadının emeğine güvence. Kırsalda sigorta ve prim meselesi, görünmeyen emeği görünür kılacak şekilde ele alınmalı; aile geliri yoksa devlet katkısı gibi modeller ciddi biçimde tartışılmalı. Dördüncüsü, ulaşım ve turizm birlikte planlanmalı. Yol turizmi büyütür; turizm yerel ekonomiyi büyütür. Tokat merkez ve ilçelerimizin potansiyeli; rota, tanıtım ve etkinlik takvimiyle güçlenir. Beşincisi ise afet hazırlığı: ilçe ilçe deprem, don ve sel eylem planı. Toplanma alanları, yapı denetimi, sigorta bilinci, eğitim ve erken uyarı mekanizmaları yıl boyu çalıştırılmalı.

Tokat için hedef koyarken kendimiz için de aynı netlikte hedef koymalıyız: daha az gürültü, daha çok istikrar. Her ay bir konuya derinleşmek, her hafta sahaya dokunmak, her gün küçük bir kayıt almak… “Bugün ne yaptım?” sorusunu alışkanlık haline getirmek. Çünkü memleket işi, büyük laflardan önce istikrar işidir.

2025 bize şunu öğretti: Tokat’ın derdi çok ama Tokat’ın gücü de çok. 2026’da bu gücü büyütmenin yolu, birlikte planlamak, ısrarla takip etmek ve doğru veriye dayanmak. En önemlisi de birbirimizi rakip değil, aynı kaderin yol arkadaşı görmek. Çünkü bir şehir adaletle ayakta kalır, bereketle büyür, huzurla güçlenir; birlik ve beraberlik ise bütün bunların mayasıdır.

2026’nın Tokat’ımıza ve ülkemize adalet, bereket, huzur, mutluluk ve dayanışma getirmesini diliyorum.

Ulvi Gelbal / 05.01.2026