E. Vergi Dairesi Müdürü Ömer Yılmaz yazdı: “Demokrasimizin aksayan yönüne çare bulmak için yetkililerin kafa yormaları gerekir.”

Demokrasi yönetiminde tarafları işaret eden iki kavram vardır. Bunlar; seçenler ve seçilenlerdir. Seçenlere halk, vatandaş, ulus, millet ne derseniz deyin ana unsur odur. Diğeri de bunları yönetsin diye yine bunların seçtikleri, yani başka bir ifadeyle oluşacak siyasilerdir. Seçenlerin önüne “seçilsin” diye gelecek olanların kaliteli, liyakatli, ehliyetli ve donanımlı olmaları, verilecek kararı doğrudan etkileyen faktördür.

Bu aynı zamanda oluşacak siyasi tablonun icra ayağı olan yürütmenin; adil, hakkaniyetli ve kararlılıkla sürdürülmesinin de alt yapısıdır. Onun için seçilecek olanların kalitesi, demokrasilerin olmazsa olmazı niteliğindedir. Zira bunlar ülke kaderinde söz sahibi olup milletin, ulusun geleceğini şekillendirecektir.

Bu noktada liderlere büyük sorumluluklar düşmekte, doğal olarak her liderin bu sorumlulukla davranması beklenenden öte görevidir. Seçmenin önüne seçmesi için konulacak listelerdeki isimler, seçmenin kararına yön verecek ve geleceği şekillendirecek dedik de; gel gör ki durum gerçekten böyle mi işliyor?

Mutlaka bu doğrultuda işleyiş vardır amma ne yazık ki son zamanlarda basına ve yargıya yansıyan olaylarda bu sürecin içler acısı olduğuna şahit oluyoruz. Adeta seçim borsası kurulmuş, pazarlıklar kıran kırana gidiyor, pavyonlara kadar düşüyor, liyakat ve ehliyetin yanından dahi geçilmediği görülüyor.

Bu şartlarda seçilmiş olanlar, bu makamlara bileğinin hakkıyla değil; nüfuzun ve paranın gücüyle gelmiş oluyorlar. Seçildikleri makamları halka hizmet yeri olarak telakki etmeyip, buraları hava atma, nüfuz ve kazanç kapısı olarak görüp zararlarının telafisi derdine düşüyorlar. Çünkü gelirken aldıkları risk ve kaybettikleri serveti geri kazanmak, doğal olarak en büyük hedeflerini oluşturacaktır.

Bu mudur demokrasinin gereği? Bu mudur o yüce makamlarda yapılan yeminlerin sonucu? Kim ve kimler bu sakat ve sorunlu çarktan nemalanıyor? Seçenler bu ayrıntıları iyi okumalı ve not etmelidir. Zira önüne seçilecekler geldiğinde oyunun değerini bilip gücünün farkında olması, sağlıklı işleyecek demokrasinin ön şartıdır.

Öte yandan, demokrasimizin aksayan bu yönüne çare bulmak için yetkililerin bir an önce bu konuya kafa yormaları gerekir. Çünkü yaşanan süreç ve ortaya çıkan tablo bunu zorunlu kılıyor.

Bizden söylemesi...