5 Eylül 2018’de “Kemal Aşk’ın Tokat aşkı” diye bir yazı kaleme almıştım. Yeni nesil bu ismi bilemez elbette, lakin kısaca o yazıda da anlatmaya çalıştığım Orman Mühendisi Kemal Aşk’a dair şunları söyleyeyim:

Tokat 1862, 1908 ve 1949’da meydana gelen sellerde büyük zararlar gören, maddi ve manevi kayıplarını telafi etmekte yıllarca zorlanmış bir Anadolu şehriydi. 1862'de Tokat'ta derelerin taşması sonucu meydana gelen felakette 322 ev ve birçok cami zarar görmüştü. Bu felaketten 46 yıl sonra yine sel felaketi yaşandı; 12 Haziran 1908 Perşembe günü Behzat Deresi'nin taşması sonucu dokuz mahalle ve birkaç bağ büyük zarar gördü. 3 metreyi bulan suyun yüksekliği insanları korkutmuş, 469 bina ya tamamen ya da kısmen yıkılmıştı. 19 Temmuz 1908 tarihli New York Times’a bile haber olan 1908 yılındaki sel felaketinde 255 kişi boğulmuştu. Üçüncü büyük sel felaketini de 19 Haziran 1949'da yaşayan Tokat’ta 446 ev, 122 dükkân hasara uğramıştı. Selde 22 kişi hayatını kaybederken, 400'den fazla hayvan da telef olmuştu.

Yani bu şehrin kaderinde depremlerin yanı sıra seller de vardı ve var olmaya da devam ediyor. O sel felaketlerinden sonra “Tokat'ı selden kurtaran adam” sıfatıyla ünlenecek olan Kemal Aşk, 1955 yılında Orman Bakanlığı Erozyonla Mücadele ve Mera Islahı Tatbikatı Grup Müdürü olarak Tokat'ta görevlendirilir. Kemal Aşk, Fransa da erozyonla savaş ve mera ıslahı konularında 1953-1955 arasında eğitim almış bir mühendis olarak İtalya'da ve Kuzey Afrika'da uygulanan erozyonla mücadele yöntemini Tokat'ta uygulayabileceğini düşünüyordu.

Kemal Bey “Yağmuru düştüğü yerde tutmak gerekir” diyerek Tokat'ın çevresindeki dağlar başta olmak üzere birçok yeri ağaçlandırır. Yazar Erhan Afyoncu “Tokat'ı çevreleyen dağlardan Gıj Gıj Dağı kayalıktı ve kimse ağaçlandırılacağına inanmıyordu. Kayaları dinamitle patlatıp, toprak taşıyarak dağı ağaçlandırdı. Derelerde ıslah çalışmaları, ıslah barajları ve teraslandırmalar yaptı ve büyük gayret ve çalışmalarının sonucunda Tokat'ta sel baskınları sona erdi. Kemal Aşk da "Tokat'ı selden kurtaran adam" olarak tarihe geçti.” diye yazar.

Aziz Nesin19 Nisan 1960 tarihli Akşam Gazetesi’nde “Selleri durduran mühendis” başlığıyla kaleme aldığı yazısında, Kemal Bey’in Tokat’ın kaderini nasıl değiştirdiğini anlatır. Kemal Aşk 1998’de “Tokat’ı artık sel almıyor” belgeselinde ise “Tokat 42 yıldır sel yüzü görmemiştir. Selin nedeni ormansızlaştırma, çaresinin de ormancının elinde olduğu bilinmektedir. (…) Benim son sözüm şu olacaktır: Erozyonla savaş sellerle savaşla başlamalıdır. Bunu yaparken toprakları ve suyu da koruyacak, felakete ve açlığa aynı zamanda çare bulmuş olacaksınız” der…

Tokat’ın plansız ve ranta dönük gelişimi neticesinde şimdi sel felaketleri yaşıyoruz. Umarım sonrasında da deprem gibi afetlerle karşı karşıya gelmeyiz. Çevreye duyarlı, insana öncelik veren ve standartlar doğrultusunda yapılması gereken kentleşme, sadece arsa sahiplerinin ve müteahhitlerin çıkarı doğrultusunda yapılınca işler maalesef bu noktalara gelebiliyor.

Şimdilerde aşırı yağışlar nedeniyle ÇEDAŞ Köprüsü’nün bile yıkıldığını görünce merhum Kemal Aşk’ı anmadan geçemedim. Yüzlerce yıl öncesinden yapılan Hıdırlık Köprüsü’nün hemen yanına kondurulan ÇEDAŞ Köprüsü sel tehlikesine rağmen yıkılıyor. Ama asırlar öncesinde yapılan Hıdırlık Köprüsü nice selleri ve depremleri atlatmış vaziyette halimize gülüyor adeta. Devlet Su İşleri Müdürlüğü’nün muhalefetine (ve olumsuz raporuna rağmen) Behzat Deresi’nin üstünü kapatarak pazarcıları memnun etmek için kapalı Pazar yeri yaptık geçmişte, şimdi onu da yıkacak mıyız acaba?

Ah Kemal Aşk, kalksan mezarından da şöyle bir baksan Tokat’ın haline…