E. Tarım İl Müdürü Yaşar Kavak yazdı: “İnsan için en büyük zenginlik; temiz bir kalp, huzurlu bir vicdan ve arkasında bırakacağı güzel izlerdir.”

Genellikle tarım üzerine yazılar kaleme alıyorum. Toprağı, üretimi, emeği ve çiftçimizin derdini anlatmaya çalışıyorum. Ancak düşünüyorum da; kalkınmayı sadece rakamlarla değil, toplumu ayakta tutan milli ve manevi değerlerle birlikte ele almamız gerekiyor. En çok ihtiyaç duyulan hususun da bunlar olduğuna inanıyorum.

Bugün tarımın yoğun gündemine kısa bir ara verip, asıl zenginliğimiz olan insani ve manevi değerlere değinmek istedim. Çünkü bir toplumu ayakta tutan sadece üretim gücü değil; ahlâkı, merhameti, vicdanı, adaleti, sevgisi ve birbirine olan bağlılığıdır. Toprak nasıl suyla hayat buluyorsa, insan da güzel değerlerle olgunlaşır. Saygının azaldığı, güvenin zayıfladığı, iyiliğin unutulduğu bir yerde ne huzur kalır ne bereket…

Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; birbirimizi daha iyi anlamak, daha fazla gönül yapmak ve ardımızda güzel izler bırakmaktır. Çünkü insanı değerli yapan; makamı, serveti ya da gücü değil, gönlünde taşıdığı güzelliklerdir.

Söze iki cihan güneşi Efendimizin sözü ile başlayalım:

“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” (Hadis-i şerif)

Hayatın özü aslında bu güzel ölçüde gizlidir. İnsan; bulunduğu yere iyilik götürdüğü, gönül kazandığı ve fayda sağladığı kadar değerlidir. Bu yüzden yaptığın her işi en güzel şekilde yapmaya gayret et. Çünkü emek, samimiyet ve güzel niyet insanın aynasıdır. Kimseye kötülük etme. Kalbinde kin taşıma, kırgınlıkları büyütme, insanlarla küs kalma. Sana gelmeyene sen git, sana vermeyene sen ver, sana kötülük edene ise iyilikle karşılık ver. Çünkü gerçek büyüklük; affedebilmekte, gönül kazanabilmekte ve güzel ahlâkı koruyabilmektedir. Unutma ki mutluluk dışarıda değil, insanın kendi içindedir. Sabırla yürüyen insan bilir ki her zorluğun ardından mutlaka bir kolaylık vardır. Yeter ki umut kaybolmasın, tevekkül eksilmesin.

Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki:

“İnanan kişi her hâl ve şartta iyidir."

Bu hadis-i şerif, müminin karşılaştığı her durumda bir hayır ve hikmet bulunduğunu anlatan derin bir hakikattir. Mümin; sevinçli anında şükreder, sıkıntılı zamanında sabreder. Böylece her durumda iç huzurunu, vakarını ve iyiliğini korur. İyi insan, gittiği yere huzur götürür; ayrılırken de ardında güzel izler ve tatlı bir hüzün bırakır. Evden çıkarken de eve girerken de Allah’ın adıyla başla. Her işinde O’na sığın, O’na güven ve yalnızca O’ndan yardım iste. Çünkü insanı ayakta tutan en büyük güç; iman, dua ve teslimiyettir.

İnsanlarla ilişkilerinde ölçülü ol. Mesafen ateşe olan mesafe gibi olsun; fazla yaklaşırsan yanarsın, fazla uzaklaşırsan üşürsün. Her işte orta yolu tercih et. Ne aşırılığa kaç ne de tamamen uzaklaş. Her sırrını herkese açma. Bazı duygular, bazı düşünceler ve bazı sırlar insanın gönlünde emanet olarak kalmalıdır. Çünkü her söz her kulağa, her sır her insana uygun değildir.

Kısacası; güzel ahlâklı ol, faydalı ol, sabırlı ol, merhametli ol ve her şartta Rabbine güven.

İnsan için en büyük zenginlik; temiz bir kalp, huzurlu bir vicdan ve arkasında bırakacağı güzel izlerdir.