Sevgili Özgelişim Yolcusu dostum,

Özgelişim içinde olmak isteyenin niyeti gerçek manada halis ise gelişimi de büyük oranda verimli ve faydalı olacaktır. “Niyet hayır akıbet hayır” demişler atalarımız.

Sevgili Özgelişim yolcusu dostum,

Niyetin iyi olması demek, “yalansız dolansız ve gayet açık olarak bu yolda tüm iyi niyetimle gayretimle çaba harcayacağım” demektir. Yalnız bu çabayı her kişi değil er kişiler yapar. Her kişi de er kişi olamaz.

Sevgili Özgelişim yolcusu dostum,

Bizim insanların özgelişimine yardımcı olduğumuzu öğrenen çok insan bize ulaşarak  “bende gelişmek istiyorum” diye söze başlayarak sözde gelişmek, etkili olmak ve insanlara faydalı olmak istediklerini belirtirler. Bizden kaynak talep eder ve kaynak tavsiye etmemizi isterler ama kaynakları da çok zaman okumazlar. Sıra harekete geçmeye gelince yalan, bahane ve hiç de inandırıcı olmayan gerekçeler ortaya sunarlar. Bunlara  “güle güle” demekten başka yapacak şeyimiz yoktur.

Sevgili özgelişim yolcusu dostum,

Böyle insanlar bizim yanımıza gelmeden önce aslında kendilerine karşı iyi niyetli olmamış, “öğrenmek istiyorum, gerçekten özgelişim eğitiminin gerektirdiği tüm kitapları okuyacak, bu konuda  bana yardımcı olanları dinleyecek ve  sonuna kadar gideceğim” demezler.” Gidip bir bakalım,  nasıl bir şey, nasıl bir durum” diyerek sadece meraktan iletişime geçerler. Öğrenme arzusu olmadığından dolayı da azim ve kararlılık olmadığı için de tabii ki daha yolun başında “ben bu işte yokum” demezler de  “ derslerim ağır, sınavlar var şu an ders çalışıyorum, ödevimi yetiştirmem lazım” gibi bahaneleri hemen sıralarlar. Bu yüzden bize de  “nasıl istersen, sen bilirsin” demek düşer.

Sevgili özgelişim yolcusu dostum,

İbadette, günlük yaşamda “niyetin saflığı” önemli. “Ameller niyetlere göredir” diye boşuna dememişler. İbadette niyet, davranışta niyet, sevgide ve bilgi edinmede de niyet önemli. Hukukta da niyetin önemi var. Eğitimde de. Niyeti halis olanı yasalarda, öğretmenlerde suçlamaz. Ama niyeti  sağlam olmayanın işi her şeyde zordur. Özgelişimde de niyet bu yüzden önemli. Çok insan niyetini halis tutmadığından, gayretini azimle beslemediğinden ve çevresinin olumsuz telkin ve  konuşmalarından etkilendiğinden  “özgelişim yolculuğuna “ başlamadan nokta  koyuyorlar.

Sevgili Özgelişim yolcusu dostum,

Önceden gayretle başlayıp iyi niyetli olup da daha sonra azmi ve gayretini kaybeden insanlarda başladıktan sonra bitirirler ve pes ederler. Okulunu yarım bıraktıktan sonra pişman olanlar gibi özgelişim yolculuğunu yarı yolda bırakanların çoğu da okulu yarıda bırakanlardan daha çok pişman oluyorlar. Bizler on yıllar boyunca “özgelişim yolculuğuna” devam ediyoruz ama vazgeçmiyoruz. Bu gelişim zevkini tadanlar tabii bırakamazlar. Varsın en yakınımızdakilerde manevi kör olduklarını görmeyerek bize  “uygulamıyorsun” desinler. Onlar öyle görsünler.  Bizim niyetimiz halis ise ve  biz geliştiğimizi hissediyorsak onların kör bakışına da saygı göstermemiz lazım ama  onların sözleri de olumsuz  etki etmemesi lazım bize. Yoksa yolda tökezleriz. Tökezlemememiz lazım.

Sevgili özgelişim yolcusu dostum,

Bende bir özgelişim yolcusuyum. Bu yolculuk “beşikten mezara kadar”  devam edecek. Öğrenme  böyle zevkli ve insanı kendinden geçiren  bir şey. Tabii bu güzelliği de herkesin anlayacağı idrak bulunmaz.

Sevgili özgelişim yolcusu dostum,

“özü bir olanın sözü de bir olur. Sözü bir olanın davranışı da halis olur” derler. Bu yüzden niyetin saflığı davranışa yansımazsa etkili olmaz. Bu hem ibadette hem günlük yaşantıda vardır. Bunu anlayamayan ve uygulamayanın başarı şansız düşük olur.  Bu konuda okurken,  gözlem yaparken, uygulama yaparken görebiliyoruz. Niyeti saf olanın akıbeti de verimli ve güzel oluyor. Mektubumun girişinde de yazdım zaten. Ama gayrete devam edenlerin verimliliği de daha çok oluyor.

Sevgili özgelişim yolcusu dostum,

Niyetin halis olmasının bir anlamı da şu: “zayıf ve güçlü yönlerimizi tespit ederek, güçlü yönlerimiz ve zayıf yönlerimiz arasında denge sağlayamaya çalışmak ve bize değer verenlere, yanlış davranışlarını ve sözlerini görmediğimiz müddetçe onlar hakkında başkalarının olumsuz düşünceleri ile değer vermemek. Kendi özümüz aklımız ve penceremizle değerlendirmeliyiz. Başkalarının etkisinde fazla kalırsa insan, O insanlar da zamanla bizi köle yapmaya çalışırlar çünkü. Çok insan bunun farkına bile varamazlar. Hatta nesiller boyunca bile. Ben bunu gözlemledim çevremde. Bazen ilkokulu bile zor bitirmiş insanlar master doktora yapanları bile peşinden sürüklüyorlar da, farkına varamıyor onlar. “Annemize ve babamız ya da büyüklerimize saygısız olmayalım” derken onların telkinlerinin etkisinde fazla kalarak kendilerine zarar verdiğinin farkına bile varamıyorlar çok zaman. İşte özgelişim yolculuğunda  olan insanlar ise bunun farkına vararak  başkalarının etkisinde fazla kalmadan kendilerini geliştirmeye bakıyorlar ve geliştirmek için çaba harcayana da saygı, onları ziyaret, gereken değeri verme gibi çabalar içinde oluyorlar.  Tabii bunun farkına da çok insan varamıyor. Bu konuda  sen farkına varsan da  çok zaman uygulamada zayıf kalıyorsun.Ama her zaman gelip öğrenme  niyetin bunu da devam ettirme azimle bana umut oluyorsun.

Sevgili özgelişim yolcusu dostum,

Burada başkalarına saygısızlık edelim, onlardan uzaklaşalım gibi bir kanıya varmayalım ama çok da etkilerinde kalmayalım. Büyüklere saygımız eksik olmasın ama aklımızın almadığı düşünceler ve davranışlara da  hayır demesini bilelim. Bunu demek istiyorum Yoksa “özgelişim yolculuğu verimli olmaz.

Sevgili özgelişim yolcusu dostum,

Özgelişim yolculuğu hali niyetle başlar” dedik ya. Bu niyette başkalarını kırmak istemeyene öğretmek, isteyeni geri çevirmek yoktur. Sadece hakaret, kötü niyete hayır diyebiliriz. Amaç önce can sonra canan misali önce kendimizi “özgelişim”  ile geliştirmek sonra da çevremize mum gibi ışık sunmak, bu ışık herkesi aydınlatmayabilir de. “ Mum dibine ışık vermez “ demişler değil mi? Niyet tabirine bu mektubu okuduktan sonra bir de bu açıdan baksak nasıl olur?

Sevgili özgelişim yolcusu dostum,

Konu belirleyince mektupta içimizden kağıtlara kaynaktan fışkıran nehir gibi akıyor ve o nehirden faydalanmak isteyene de su ve  enerji olarak  ilerliyor, sonrasında deryalara karışıyor. Kaynağı sağlam olmazsa akarsu kurur ve fayda sağlamaz. O kaynak da “iyi niyettir” bilmem anlatabildim mi?