E. Vergi Dairesi Müdürü Ömer Yılmaz yazdı.
Bir bayram daha geçti
Sesiz sedasız sanki
Açılmadı kapılar pek eskisi gibi
Çünkü çalan kapı değildi
Onun yerine çaldı telefonlar
Sanki bitti görev öyle sandılar
Selam dahi vermez kapı komşular
Yapılmadı tatlı tatlı sohbetler
Nerede o elinde torba ile
Şeker toplayan neşeli çocuklar
Abisinin elinde tutan bebeler
Bayram harçlığını sayan delikanlılar
Sinemalarda çıtlatılan çekirdekler
Yok artık nişanlılara salınan kınalı koçlar
Bayramlarda kurulan panayırlar
Duyulmuyor dönme dolaplarda ki sevinç çığlıklar
Günlerce önce yapılan hazırlıklar
Tepsi tepsi açılan baklavalar börekler
Tencereler dolan dolmalar
Evin baş köşesine konan şekerdenlikler kolonyalar
Hasret kaldık
Bayramlıklarını giyip kuşanan
Çocukların sevgisine
Elindeki torbaya dolan şekerin
Heyecanını yaşayan çocuğun sevincine
Kınalı kuzu bekleyen kınalı ellere
Bayram bahanesi ile
Sevdiğine koşan delikanlılara
Başları okşayacak dedelere ninelere
Hasret kaldık uzaklarda gelenlere
Dayıya amcaya teyzeye halaya
Yeğenlerin giyinip kuşanıp gelmesine
Şeker lokum tadında bayram geçirmeye
Üzdü bizi
Kapı zillerinin çalınmaması
Pencerede beklenenlerin gelmemesi
Bayramı tatil sanılıp uzaklara gidilmesi
Artık mazide kaldı
Bayram namazından sonra kurulan sofralar
Bu sofrada eksik olmayan misafirler
Gülüp söyleyen beraber gezen komşular
Baş köşeye konulan bayramlıklar
Bayram harçlıklar ile yapılan planlar
Bayramda giderilen hasretler
Artık unutun bunları
Geçti devri alışın yeni duruma
Eskileri anlatırsınız böyle bir müddet daha
Sonra okur bunları
Yeni nesil vay be diye kitaplarda