Bazı hikayeler vardır, insanın yüreğine bir kez dokunur ve o yürekte ömür boyu susarak konuşur. İçinde biraz özlem, biraz pişmanlık, biraz da keşke vardır. Tıpkı Selvi Boylum Al Yazmalım filminde olduğu gibi…O filmde anlatılan yalnızca bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda eş olmanın, biz olmanın, sabretmenin ve belki de sevmek mi sevilmek mi sorusunun en derin cevabıdır.

Sevgi neydi? Sevgi kalpte mi başlar, yoksa hayatın akışında mı büyür? Hayatın bir de gerçek yüzü yok mu? Yorgunluklar, kırgınlıklar, hatalar, yanlış algılamalar…İşte tam da bu noktada sevgi sadece bir duygu olmaktan çıkar ve bir seçeneğe dönüşür. Kalmak, direnmek, anlamaya çalışmak, kırıldığında bile vazgeçmemek…

Selvi Boylum Al Yazmalım’da Asya’nın yüreği ile kalbi arasında kalışı aslında her evliliğin içinde gizlidir. Bir yanda tutku ve heyecanla bağlandığın kişi, diğer yanda sana emek veren, seni anlayan, her olumsuzluğa rağmen yanında duran biri… Evlilikte gerçek sevgi bence ikinci olandır.

Seni üzmeyen, seni yalnız bırakmayan, çaba gösteren, utanan, ders çıkaran ve genelinde seni biz yapan…

Eş olmak sadece seni seviyorum sözcüğüne bağlı değildir. Sadece güzel günlerde mutlu olunca mutlu olmak değildir. Eş olmak, hastalıkta başında bekleyen olmak, kırıldığında gitmeyi seçmek, yıkmak yerine kalıp konuşmak, ben demeyi bırakıp biz diyebilmektir. Bazen sevgi yüksek sesle söylenen ve sürekli seni seviyorumlarda olan değildir. Bir çayın sessizce önüne konmasıdır. Bir tartışmadan sonra kapıyı çarpıp pes edip gitmek değildir.

Gece uyurken sırtını dönsen bile aslında kalbinin dönmemesidir. Gerçek sevgi davranışlardadır. Yani sevgi emektir ve emek verilen her sevgi en zor zamanlarda bile yeniden yeşerme ihtimali taşır. Sevgi konuşulmadığında değil, konuşulamadığında eksilir. Söylenmeyenler, içine atılanlar…Hepsi zamanla kalbi hapseder, görünmez duvarlar örer. Ve bir gün gelir aynı evin içinde ama ayrı dünyalarda yaşamaya başlanır. Oysa gerçek sevgi o duvarları yıkabilmektir.

El ne der sözünü kabul etmez sevgi. Ben haklıyım demekten vazgeçip biz nasıl iyileşiriz diyebilmektir. Birbirine cephe alarak değil, sorunlara karsı el ele dimdik durabilmektir. Selvi Boylum Al Yazmalım bize şunu fısıldar:

Sevgi sadece kalple ilişkili değildir; aynı zamanda sorumluluktur. Niyetinin halis olmasıdır. Herkes sevdiğini sanır ama herkes sevdiğini taşıyamaz. Fırtınalar elbet olacaktır. Bırakıp gitmek çözüm değildir. Fırtınaya rağmen elini bırakmamaktır. İyiyle kötüyü aynı teraziye koyunca iyinin ağır bastığını görebilmektir.Bir kalbin çarpması elbette güzeldir ama asıl soru şudur: Hayatın huzur bulması için sadece kalp çarpması mı yeterli?

Yaralamayın, yara almayın. Yıkmayın, yapıcı olun. Sevgi eşinize sensiz yasayamam demek değildir, sevgi seninle yasamak için kendimi güzelleştiriyorum diyebilmektir. Size emek verenle, sizin bile isteye canınızı acıtan, sizi gaddarlaştıran insanları bir tutmayın. Bir eşin gözünde değer görmemek en yüksek sesle edilen hakaretten daha beterdir, daha acıdır. SEVGİNİN EN AĞIR HALİ NEDİR BİLİYOR MUSUNUZ? Var gibi olup yok olmak. Eş olmak bu yok oluşa direnmektir. Kırıldığında bile ben buradayım hala buradayım diyebilmektir.

Selvi Boylum Al Yazmalım bize sunu öğretir: Sevgi kalbin attığı yer değil kalbin rahat ettiği yerdir. Birbirinizi kaybetmek için bahanelere sığınıp savaş halinde olmayın, içinizi ferah tutun. Birbirinizi kaybetmeden yaşamayı bilin. Sen mutlu olunca biz mutlu oluyoruz demek yerine biz mutlu olunca dünya mutlu oluyor diyebilmeli insan. Kırmayın, incitmeyin çünkü eşinize söylediğiniz o sözler var ya iki kat daha derine gider. Susturmayın sizin için çaba gösteren güzel kalpleri. Selvi Boylum Al Yazmalım bir aşk hikâyesi değildir. İnsanın kedini kaybetmeden sevebilme mücadelesidir.

Ve şimdi daha iyi anlıyorum. Sevgi sadece kalpte, kelimelerde değil hayatta yaşanmalı. Gerçek sevgi yuvanızda, gerçek sevgi sizin için üzülüp ben senin için ne yapabilirim diyebilmekte, sahiplenebilmekte var olan bir duygudur.

Sevgimin içinde kendimi de bulmayı öğrettiğin için, bana sabretmeyi öğrettiğin için, kendimle yüzleşmeyi, sevginin yanında emek vermenin de olması gerektiğini öğrettiğin için, senin güçlü yanlarını gösterip benim hayata daha sağlam basmam gerektiğini gösterdiğin için. Bunları bana öğrettiğin için teşekkür ederim sana diyebilecek yiğit kalplere selam olsun…İÇİNİZDEKİ GÜZEL YANINIZLA,MERHAMETLE,KENDİNİZİ KAYBETMEDEN,İYİ KALIN…İYİLİK İYİDİR..

Halise Özlem ÇAKMAK

ŞİLE ANADOLU İMAMHATİP LİSESİ

UZMAN TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ