Gündem köşesinde Cemalettin Yarkın yazdı: “Bu son derece yakıcı, hukuksuz, acımasız savaş bütün hızıyla sürüyor.”

Dünyayı her bakımdan alt-üst eden A.B.D./İSRAİL – İRAN savaşının 31. günündeyiz. Bu savaş başka bir savaş. A.B.D. Başkanı Trump, İRAN’ın HÜRMÜZ Boğazını kapatması hamlesi karşısında acze düşüp, NATO üyelerini yardıma çağırması üzerine, onlar ne dedi? “Bu NATO’nun savaşı değil” dediler. İSPANYA Başbakanı Pedro Sanchez, daha baştan restini çekmişti.

Dünyanın merkezi sayılan ve tarih boyunca nice medeniyetlere beşiklik yapmış ORTADOĞU, birçok savaşlara ve çatışmalara da sahne olmuştur. 19. Yüzyılda petrol endüstrisinin başlamasıyla beraber ORTADOĞU ülkelerinin zengin petrol kaynakları, emperyal sömürgecilerin iştahını kabartmıştır. Tarih: 13-25 HAZİRAN 2025; İSRAİL – İRAN arasındaki 12 gün savaşı. Bu savaşın yansımaları ve diplomatik görüşmeleri sürerken, A.B.D./ İSRAİL ittifakı, 28 ŞUBAT 2026 Cumartesi günü, yani 12 gün savaşından 8 ay sonra İRAN üzerine yoğun bir bombardımanla saldırı başlattı. Uçaklar, dronlar, füzelerle yapılan vahşi bir saldırı!. İşte bu saldırıda bir füze, bir okula düştü ve 153 kız çocuğu hayattan koptu. Bu çocukların öğretmenleri ve başka çalışanlarıyla birlikte toplam 200 can. Minab’daki bu okul, belli ki İSRAİL tarafından hedef seçilmiştir. Tam bir savaş suçudur!.

GAZZE’de, binlerce çocuk, anne ve masum insanı öldüren, okulları ve hastaneleri bombalayan da aynı İSRAİL!.

NETENYAHU/TRUMP ikilisi, uluslararası hukuku, yaşam hakkı gibi temel hakları, çocuk haklarını, vicdan ve merhamet gibi insani duyguları çöpe atmıştır. Zaten İsrail Başbakanı Netenyahu, GAZZE’de uyguladığı zulüm ve soykırımdan dolayı, AİHM kararıyla yakalanıp yargılanması beklenen kişidir. İSRAİL’de Hükümet, aşırı dinci siyonistlerin elindedir.

Bunların inancına göre TANRI, Yahudilere geniş topraklar, zenginlik ve üstünlük verecek; NİL nehrinden FIRAT – DİCLE nehirlerine kadar bütün ORTADOĞU bunların olacakmış. Yani “arz-ı mev’ud” – va’d edilmiş topraklar inancı-. TEVRATT’ta böyle yazıyormuş!?. Ama sonra ne oldu?.

HAK geldi, bâtıl zail oldu. KUR’AN-ı Kerim’in İSRA sûresinde 4 ila 8. Ayetler (4, 5, 6, 7. Ayetler) İsrailoğulları hk. Hüküm koymuştur. Bu ayetler iki vaadden bahsediyor. Size zenginlik, üstünlük, ilim verdik. Doğruluk ve iyilik yolunda ilerleyin, bu yoldan sapmayın dedik. Ama bir süre sonra, kötülük ve bozgunculuk yapmaya başladınız ve bunda ısrar ettiniz. Bunun üzerine karşınıza çetin savaşçı bir kavim çıkardık. Onlar galip geldiler ve yurtlarınızı didik didik ettiler. Böylece birinci vaad gerçekleşti. Ondan sonra size yine zenginlik ve üstünlük verdik, sizi çoğalttık. Böylece ikinci vaad süresi başladı.

Hani dedik ya, “bu savaş başka bir savaş” diye. Bugün, 30 MART 2026 Pazartesi. Savaşın 31. Günü. Bu son derece yakıcı, hukuksuz, acımasız savaş bütün hızıyla sürüyor. Bu savaşı İRAN başlatmadı, ABD/İSRAİL başlattı. İRAN özsavunma yapıyor, saldırılara karşı misilleme yapıyor.

Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK, “Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz” sözünü ilk defa 21 NİSAN 1931 tarihinde milletvekili seçimleri öncesi, millete yayınladığı beyannamede dile getirmiştir. Gerçekten de çalışmış, Ortadoğu’yu, Balkanları, Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’i de kapsayacak şekilde, merkezinde TÜRKİYE’nin olduğu bir barış ve huzur havzası yapmıştır. Bir slogan değil, daimi bir çalışma ilkesi olmalıdır…

Cemalettin Yarkın / 30 Mart 2026