Bir çocuğun kalbi o kadar küçüktür ki ama içine kocaman bir dünya sığdırabilir. O dünyada en kıymetli ve en büyük yer ise aileye aittir. Çünkü bir çocuk için yaşam önce anne sevgisiyle yeşerir sonra babasının gölgesinde dallanır budaklanır.
Bir çocuk yere düştüğünde önce anne babasına bakar. Güvende olduğunu bilmek ona güç verir ve tekrar kalkar ayağa. Aile bir çocuğun yüreğindeki ilk ışıktır. Bu ışık ne kadar büyükse çocuk da o kadar umutla bakar etrafına. Ailesinin ‘’BEN BURADAYIM , YANINDAYIM’’cümlesi onun kaygılarını, korkularını silmeye yeter. Çünkü çocuklar sevgiyi, ilgiyi ailesinin kalbinden anlar ve içselleştirir.
İnsanlar, büyüdükçe bazı duyguları unutsa da çocuklar asla unutmaz .Annelerinin saçını okşadığı anları, üşüdüklerinde sırtına bırakılan bir hırkayı, mutfaktan gelen yemek kokusunu, gece korktuklarında yakılan bir ışığı, babalarının omzuna yasladıkları ve güç aldıkları zamanları, belki çok şey yoktur ama bir sofrada yapılan güzel sohbetleri, paylaşımları, hayat boyu unutmazlar. Bir çocuk için güven ,sevgi ve ait olma duygusu çok önemlidir. Çocuklar sevgi ve ilgiyi ailesinde görürse büyüdüğünde dünyanın bütün sertliğine rağmen merhametli, anlayışlı ,umutlu ve ilkeli olur. İşte bu yüzdendir ki hayat boyu süren en derin ve en güçlü bağdır aile.
İnsan büyüdükçe neden çocukluğunu özler? Çünkü çocukluk demek saflık, temizlik, hesapsızlık demektir. Beklentisiz ,koşulsuz sevgiyi biz çocukluğumuzda ailelerimizden görmüşüzdür .Sevginin ilk yaşandığı yerdir aile. İnsan yıllar geçse de bir şeyi asla unutmaz: İlk sevildiği yeri yani ailesini. Mutluluk ve huzurdur aile, en büyük zenginliktir. Sorgusuz sualsiz kabul göreceğimiz tek yerdir .
Ne kadar büyürsek büyüyelim, ne kadar uzaklaşırsak uzaklaşalım çocukluğumuzun çalacağı ilk ve son kapıdır aile.
Halise Özlem ÇAKMAK
UZMAN TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ
ŞİLE ANADOLU İMAMHATİP LİSESİ