İnönü rehin alındı diye bir yazı okuyunca ilgimi çekti. Bu anıyı sizlerle paylaşmak istedim. “ İnönü Rusya seyahati dönüşü Bulgaristan elçiliğinde mahsur kalır. İnönü’yü öldürmek için elçiliğimizi kuşatmışlardır. Bulgaristan’a ihtar verildi. Bulgar hükümeti umursamadı. Ankara’da ki bazı kafalar çareler düşündüler. İşin içinden çıkamadılar. Atatürk’e sordular. “ Sizler ne düşünüyorsunuz?” diye.”Bulgaristan’a ekonomik baskı uygulayalım ?” dediler. Atatürk güldü; “Telefonu verin bana ”dedi. Donanmaya emir verdi.( Ertesi sabah Yavuz zıhlısı İzmit’ten Varna’ya gitti.) Limanda, havaya yüz bir pare top atışı yaptı. Topların gürültüsünden evlerin camları kırıldı. Gemi amirali Bulgar yetkililerine “İsmet Paşa’yı almaya geldim” dedi. Bulgar hükümeti, İsmet Paşa’yı Sofya’dan Varna’ya zırhlı bir trenle derhal getirdiler. Oradan da bando ve merasimle Yavuz’a uğurladılar. Amiralimiz kırılan camların parasını ödedi. İsmet Paşa’yı yurda getirdi. ( Kaynak: Avni Altın er “ Her yönüyle Atatürk” Osman Oy , “Yorumsuz” oda yayınları baskı, Haziran 2007 İstanbul. S.387- 388
25 Nisan 10 Mayıs 1932 yılında Bulgaristan elçiliğimizde mahsur kaldı. Başbakan İnönü’nün 20-25 Eylül 1933 Aralığında çıktığı Bulgaristan gezisinde yaptığı dönemde, Türk Bulgar basını yakın takibe aldığı bir seyahat olmuştur. Hariciye Vekili Aras’ın da dâhil olduğu geniş Türk heyetini İstanbul’dan Sofya’ya getirmek üzere Bulgar kralı özel bir tren tahsis etmiştir. Dönüş yolculuğunun Sofya’dan Varna’ya kadar olan ilk ayağı trenle yapılmış, Varna’dan İstanbul’a Yavuz zırhlısı ile dönmüştü. 20 Eylül 1933 Vakit gazetesi “ İnönü’nün Türkiye’ye getirilişi.” 26 Eylül 1933 Cumhuriyet gazetesi “ Baş Vekilimiz dün sabah Bulgaristan’dan döndü.”
Atatürk’ün bu seyahate çok önem verdiği 19 Eylül’de Ankara’dan ayrılıp, İstanbul’a gelen Başkan Vekilini Derince’de karşılamasından Belliydi. Gazetelere göre é Baş Vekil Paşa’yı Dolmabahçe Sarayın da ağırlayan Atatürk, akşamüstü kendi arabasıyla O’nu Sirkeci Garı’na bizzat götürmüş, iki devlet adamı trenin hareket saatine kadar görüşmüşlerdir. Milli Mücadele döneminde Heyet-i Temsil iye’nin Sivas’tan taşınmasından başlayarak Sofya ile her zaman yakın temas içinde olmaya özen gösteren Atatürk’ün, İnönü’nün Bulgaristan ziyaretine önem vermesinin sebebi neydi? Bunu anlamak için, iki ülke ilişkilerinin tarihsel arka planına kısa bir göz atmamız gerekiyor.
93 harbinden Lozan’a Türk-Bulgar ilişkileri... Osmanlı torakları üzerinde Bulgar Presliğinin ortaya çıkışı 1877- 1878 Osmanlı – Rus harbine dayanıyor. Bulgarlar bu savaşta Rus ile birlikteydiler. Osmanlı’nın bu harpte uğradığı büyük bozgunu tescil eden Ayestefanos Anlaşması’yla yaratılan “ Büyük Bulgaristan” “Büyük sıfatını Ayestefanus’u tadil eden Berlin Anlaşması’yla dört ay içinde yitirmiş geriye küçük ama özerk bir Bulgaristan Prensliği kalmıştı. Prenslik 1885 de Doğu Rumeli Vilayet’ini ilhak etmiş, 1908 de Osmanlı’dan bağımsızlığını tek taraflı ilan edip Bulgaristan Krallığına dönmüştür. İki ülke 1912-1913 de peş peşe yaşanan iki Balkan Savaşında tekrar karşı karşıya gelmiş, Rusya eliyle kurulan Balkan ittifakı ilk savaşta Osmanlı’yı beklenmedik bir bozguna uğratmıştı. İkinci savaş, Balkan Uluslar arası ele geçirdikleri Osmanlı topraklarını paylaşma kavgasıydı. Büyük Bulgaristan idealini ilkinde yeniden yakaladıktan sonra ikincisinde bu toprakların çoğunu eski müttefiklerine kaptıran Bulgaristan, yine de ülkesini Osmanlı aleyhine % 29 oranında genişletmiştir. Osmanlıya gelince o artık Avrupalı değildir. Beş asırdır egemen olduğu Rumeli topraklarının % 83 ünü yitirmiş geriye sadece Doğu Trakya kalmıştır. İnönü’nün dediği gibi “ Bir büyük kıtanın bir tek seferde kaybedilmesi gibi milletler hayatında az görülen acıklı bir masal” 1913 İlkbahar’ın da Osmanlı tarihine kaydedilmiştir.
İsmet Paşa yurda döndükten sonra Ankara’nın diplomatik trafiği baş döndürücü hızla devam eder. Ekim 1933 de Romanya ile Kasım 1933’de de Yoguslavya ile birer dostluk ve saldırmazlık anlaşması imzalanır. Türk Yunan bağlantı ile birlikte merkezinde Türkiye’nin bulunduğu üç anlaşma tamamlanmıştır. Kasım başında Selanik’te toplanan IV. Balkan Konferans’ının yeşil ışık yaktığı Balkan Paktı’nın alt yapısı oluşur. Dört Balkan ülkesinin üzerinde uzlaşabilecekleri bir metin ortaya konulmuştur. Türkiye’nin umudu bu oluşuma beşinci ülke olarak Bulgaristan’ın da katılmasıdır. Dört ülke arasında ki müzakerelere biraz ilerleyince Ankara konuyu Bulgaristan’a da açacaktı.
31 Temmuz 1938 Selanik anlaşması ile sağlanır. Bulgaristan, Balkan Devletleri arasında Atatürk döneminde yapılan son arabuluculuk girişimidir. Neuilly ve Lozan anlaşması ile üstlendiği askeri taahhüt ve kısıtlamalardan ibra edilir. İnönü’nün dediği gibi Türkler Bulgarlara karşı; “ 1878 seferiyle ayrıldıkları günden İtibaren hiçbir devirde onlardan intikam almak isteyen bir zihniyette olmamıştır.” Kaynak İnönü Vakfı.
Türk Milletini zor günlerden günümüze taşıyan, Türkiye Cumhuriyet’ini kuran, M. Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarına minnet ve şükran duyuyoruz.
Süleyman Erkan 31-03-2026 Salı Bedesdenlioğlu Tokat